TİYATROCULAR AFYON'DA
(22 Ocak 2009)

Geçtiğimiz günlerde Afyon ve Sincan belediyeleri bünyesinde çalışan tiyatrocuların yaşadığı sorunlara dair bir bildiri yayınlamış ve bu belediyelerin başkanlarından konuyu etraflıca konuşmak için randevu talep edeceğimizi belirtmiştik. Bu konudaki ilk somut gelişme Afyon’dan geldi. 25 Ocak pazartesi günü, aralarında Nedim Saban, Turgay Tanülkü, Orçun Masatçı, Gözde Güldiken, Zafer Gecegörür ve Mehmet Eastoğlu’nun da bulunacağı Türkiye Tiyatrolar Birliği üyesi gruplardan bazı temsilciler, Afyon belediyesinden yetkililer ve ildeki tiyatrocularla görüşmeler yapacaklar. Ziyaretin ardından kamuoyunu yaşanan gelişmelerle ilgili bilgilendireceğiz.

Türkiye Tiyatrolar Birliği

BELEDİYE TİYATROLARININ KADERİ BAŞKANLARIN İKİ DUDAĞININ ARASINDA OLMAMALI

18/02/2010

Seçim zamanı seçmenine kültür-sanat vaat eden kimi belediye başkanları seçilme heyecanıyla açtıkları tiyatrolarının kapılarına kilit vuruyorlar. Çalışanlarını kapı önüne koyuyorlar. Bunların son örnekleri Sincan ve Afyon oldu. Ülkesi, kenti, ilçesi için sanat üretmek üzere kolları sıvayan, her türlü zorluğu göğüsleyen sanat insanlarının özverisiyle var olan bu tiyatrolar belki yüz binlerce kişiyle buluştular. Merkezden başlayıp en ücra yerleşim birimlerine dek koşup durdular. Pek çok yerde yegâne tiyatro faaliyetini gerçekleştirerek önemli bir eksikliğin kapatılmasına hizmet ettiler.

KAMUSAL ALANDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE SEÇİLMİŞ BELEDİYENİN HESAP VERMESİ DEMOKRASİNİN GEREĞİDİR

Bilindiği gibi bir süredir İBŞB Başkanı Kadir Topbaş ile bazı tiyatro insanları arasında Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılarak yeniden inşa edilmesi meselesi üzerine bir tartışma yaşanmakta. Gerçekte -hatırlanacağı üzere- bu tartışma eski bina için yıkım kararı alındığı dönemde başlamıştı. Belediye kendi projesini yeterince şeffaf bir biçimde tiyatro kamuoyuyla paylaşmayı tercih etmemiş, adeta “erk bende, ister yıkarım ister yaparım” şeklinde özetlenecek bir tavır sergilemeyi uygun bulmuştu.

SOKAKLAR BAZILARINA NEDEN KAPALI?

06/01/2010

5 Ocak 2010 günü İzmir Yenikapı Tiyatrosu oyuncuları Özlem Gülmez ve Şahin Adıgüzel İzmir sokaklarında grubun yeni oyunu "Postacı"nın afişlerini astıkları için keyfi bir şekilde gözaltına alındılar. Bu, grubun ilk kez karşılaştığı bir durum değil. Pek çok ticari ilanın asılı olduğu anonimleşmiş sokak köşelerine afiş asmak adeta sadece onlara yasaklanmış durumda.

Polis bu arkadaşlarımızı “çevre ve görüntü kirliliğine yol açmak”la suçlamakta. Yasalara göre bu tür durumlarda polisin 140 ila 5000 TL arasında ceza kesme hakkı bulunmakta. Ama her ne hikmetse bu gerekçe Yenikapı’nın asmaya çalıştığı tiyatro afişlerinin altında halihazırda asılı duran ticari afişler için geçerli olmuyor. Üstelik belirli bir süre psikolojik baskı altında tutulan grup üyeleri ardından serbest bırakıldılar ve haklarında hiçbir kanuni işlem yapılmadı –buna sevinemiyoruz çünkü sonuçta polis onları keyfi ve gayrı resmi biçimde zaten cezalandırmış oldu; üstelik bu haliyle hiçbir yasal sorumluluk altına girmeden.

TEB’İN NEDİM SABAN HAKKINDAKİ BİLDİRİSİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR
(21 Aralık 2009)

Türkiye Tiyatrolar Birliği üyesi TİYATROKARE’nin yöneticisi Nedim Saban’ın Medya Faresi adlı internet sitesinde yayınlanan “Türkiye’de Bir İlk! Tiyatrodaki Mobbing Mahkemelik Oldu!” yazısına ve daha önce Tuncay Özinel’le yaşadığı polemiğe ilişkin, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) imzası taşıyan ve talihsiz bulduğumuz bir açıklama kamuoyuna duyuruldu.

Açıklamayı talihsiz buluyoruz; çünkü olgusal körlük ve tarafgir bir yaklaşım üzerine kurulmuştur.

TİYATRODA IRKÇILIĞA DUR DİYORUZ!
(16 Kasım 2009)

Kamuoyuna,

Son dönemde yerel yönetimlerin denetimindeki salonların kullanımına ilişkin tartışmalar yaşadık. Kadıköy Belediyesi’ne bağlı Caddebostan Kültür Merkezi’nin (CKM) adil bir şekilde tiyatrolarımıza açılıp açılmadığı konusunda çeşitli fikirler beyan edildi. Tiyatrokare adına Nedim Saban CKM’nin adil bir şekilde kullanılamadığı yönündeki düşüncelerini açıkladı. Buna karşılık Tuncay Özinel bu düşünceleri geçersiz kılmaya dönük bir polemik başlattı. Çeşitli tiyatro forumlarında ve açık yazışmalarda izlenen bu tartışma, ne yazık ki Tuncay Özinel’in ırkçı saldırganlık içeren ifadeleriyle tiyatroda ırkçılığa dur demenin aciliyet taşıdığı bir noktaya taşındı.

BARTIN SANAT TİYATROSU YÖNETMENİ ZAFER GECEGÖRÜR'DEN AÇIKLAMA

15/11/2010

Sevgili Dostlar,

On beş günü geçen bir sürede yapılan tartışmalara bir açıklama yapmadığımı yada geç yapıldığını düşünenler için geçen süreci kısaca açıklamak isterim.

31 Ekim’de Genco Erkal’ın mailine 1-2 Kasım Türkiye Tiyatro Kurultayı-Ankara Buluşması koordinasyon toplantısı Ankara’da yapıldığından 3 Kasım’da Bartın’a dönünce gördüm ve aynı gün Genco Erkal’ın kendi mail adresine oyunu hazırlayışımızı, kurgumuzu, derdimizi anlatmaya çalışan bir mail attım.

İTÜ'DE TAŞKIŞLA SAHNESİ İLE SEYİRCİ DAYANIŞMASI

03/11/2010

2 Kasım Pazartesi gecesi, İ.T.Ü. Taşkışla'nın koridorunda “Dikkat! Anarşist Düşebilir” adlı oyunumuzu sahneledik. Daha önce de bir bildiriyle duyurusunu yaptığımız gibi, okuldan sahne talebimizi görünür kılmaya ve bu konuda sesimizi yükseltmeye çalıştık; tiyatro aracılığıyla! Yaklaşık 200 kişi bizim için anlamı büyük olan böylesi bir günde bizi yalnız bırakmadı. Kışın aniden bastırdığı bu günlerde, Taşkışla’nın soğuk koridorlarında, kimi ayakta kimi yere oturarak, tam bir buçuk saat boyunca bize destek oldular. Hepsine ne kadar teşekkür etsek azdır.

TİYATRO ÖRGÜTLERİNDEN AÇIKLAMA


Biz aşağıda imzası bulunan tiyatro örgütleri Türkiye Tiyatro Kurultayı İstanbul Buluşması'nın tiyatro ortamında yarattığı olumlu atmosferi önemsediğimizi ve tiyatrolarımızın tüm sorunlarının çözümü için dayanışma geliştirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyurmak istiyoruz. Bu bağlamda İstanbul Buluşması'yla başlayan sürecin devamı niteliğinde olacak Ankara buluşmasına da katılımlarımızla tam destek vereceğimizi ilan ediyoruz.


Bize göre tiyatro ortamının en büyük sorunu olan örgütsüzlüğün çözümü bellidir: Örgütsüz tüm kişi ya da grupları var olan örgütlerden birisine katılmaya ya da bu örgütleri yetersiz buluyorlarsa kendi örgütlerini kurmaya çağırıyoruz. Bizler inanıyoruz ki farklı amaçlarla kurulmuş bu tiyatro örgütleri bir koordinasyon içerisinde hareket ettikçe ve tiyatronun tüm sorunlarına yönelik ortak dayanışmacı tavırlar geliştirdikçe ihtiyaç duyduğumuz çatı yapılanma aşamalı olarak ortaya çıkacaktır.

Bu bağlamda tiyatromuzun ortak sorunlarına çözüm üretmek üzere tüm tiyatro birey, grup ya da örgütlerini, aşağıdaki örgütlerin oluşturduğu çatı altında birleşerek sesimizi duyurmak için Ankara'da buluşmaya çağırıyoruz. Gelin, güçlü bir tiyatro kamuoyu inşa etmek ve tiyatrocuların sesini baskın kılmak için birlikte mücadele edelim.

İATP-G - ASSITEJ - ATÇ - TEB - TİSEN-G - TİYAB
TODER - TOMEB - TTB - TÜTİYAP

SAHNESİZ TAŞKIŞLA’NIN TAŞKIŞLA SAHNESİ !
(29 Ekim 2009)

İTÜ Mimarlık Fakültesinde, ismini, çalışmalarını sürdürdüğü kampüs olan Taşkışla’dan alan bir tiyatro topluluğu var: Taşkışla Sahnesi. Her geçen sene kadrosuna yeni İTÜ öğrencilerinin de katılımıyla giderek büyüyen, ülkenin çeşitli şehirlerine, okullarına, semtlerine oyunlarıyla birlikte İTÜ’nün de adını taşıyan bir topluluk. Ve bu topluluğun, yani bizim, kendi okulumuzda oyunumuzu sahneleyebileceğimiz, prova yapabileceğimiz bir sahnemiz maalesef yok!

Bizler, içimizdeki tiyatro aşkıyla maruz kaldığımız ilgisizliğe, yok sayılmaya ve hatta tüm engellemelere karşı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnatla, sabırla ve susmadan! Çünkü biliyoruz ki, üniversite mezunu olmak, yalnızca bir unvan sahibi olmak demek değildir.

İATP-G'NİN TTB'YE KATILIM DUYURUSU
(28 Ekim 2009)

İstanbul Alternatif Tiyatrolar Platformu - Girişim'in bileşen toplulukları Türkiye Tiyatrolar Birliği'ne katılma kararı almıştır.

Birliğin yerelden genele örgütlenme ilkesi göz önüne alındığında, bu katılım kendisini yerel bir tiyatro inisiyatifi olarak tanımlayan ve ülke çapında örgütsel ağ yapılarında yer almayı sorumluluk olarak kabul eden İATP-G bileşenleri açısından tutarlı bir yaklaşıma işaret etmektedir.

Gözlemlerimiz, birkaç yıllık geçmişe sahip ve Anadolu ağırlıklı bir yapı olarak şekillenen Türkiye Tiyatrolar Birliği'nin samimi ve enerjik bir çaba içinde olduğunu göstermiştir. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivallerinde başlayan, 2009 İzmir Urla'da Türkiye Tiyatro Buluşması'nda aşama kaydeden ve nihayet 12 Eylül 2009 Türkiye Tiyatro Kurultayı İstanbul Buluşması’nı örgütleme sürecinde ortaklaşmaya varan ilişkilerimiz katılım kararının alınmasında belirleyici olmuştur.

3.TÜRKİYE TİYATROLAR BULUŞMASI
ARDINDAN
Zafer Gecegörür (9 Ağustos 2009)

3.TÜRKİYE TİYATROLAR BULUŞMASI
24-25-24 TEMMUZ 2009 İZMİR/URLA

İnsana dair, insanla birebir iletişimli ve etkileşimli tiyatro sanatının emekçileri ne kadar bilgi teknolojisi gelişse de ürettikleri sanatta olduğu gibi yüz yüze, göz göze gelmeyi ve dertlerini dillendirmeyi seçti bir kez daha.

Buluşmanın bu yıl ayrı bir lezzeti de, belki sanal alemlerde kaşları çatıkken, bir araya gelmeyi hatta birbirlerine gülümsemeyi seçtiler. Bu keyif verici ve iyi niyetli girişimler hepimize güç katıyor moral veriyor. Uzun yıllardır hep hayali kurulan bu gelişimler artık birbirimizden tiyatro adına katkı sunmak ve birlikte olmak mücadele etmek herkesin kabul gördüğü bir şey olması insanın içini ısıtıyor.