5 YIL BOYUNCA SANAT YAPMA YASAĞI GETİRİLEN SANATÇILARIN YANINDAYIZ

30/04/2010

9 Nisan 2010 tarihinde, Batman Kültür Sanat Festivali, Newroz kutlaması ve çeşitli basın açıklamalarında “def çalıp insanları coşturdukları” gerekçesiyle Bahar Kültür Merkezi, Müzik ve Tiyatro Grubu üyelerine sanat yapma yasağı getirildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 tiyatrocu ve müzisyene 10’ar ay hapis cezası vermekle kalmadı, bu sanatçıların 5 yıl boyunca herhangi bir sosyal ve sanatsal etkinliğe katılmalarını da yasakladı.

Böylece sanat yapma olanaklarının altyapı imkânları daraltılarak kısıtlanmasından, oyunların yasaklanmasına kadar varan baskı örneklerine Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi absürdizmin sınırlarını zorlayarak bir yenisini daha ekledi.

TTB İstanbul Üyeleri Tarafından Organize Edilen İATG 2010 Başlıyor!

29/04/2010

2010'DA İSTANBUL AMATÖR TİYATRO GÜNLERİ (İATG) İLE TİYATRO BAHARINA MERHABA!

İATG ilk kez Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) tarafından 1985 yılında gerçekleştirildi. 1985–1987 yılları arasında BÜO tarafından düzenlenen bir üniversite şenliği olarak pek çok tiyatro topluluğunu bir araya getirmeye devam etti, 12 Eylül döneminin tiyatro sanatı üzerindeki baskısının aşılmasında ve ülke tiyatrosunun yeniden filizlenmesinde çok önemli bir işleve sahip oldu.

Sonrasında şenliği topluluklararası bir organizasyona evriltme zamanı geldiği, aksi takdirde sıradanlaşacağı ve alternatif olma özelliğini kaybedeceği yolundaki tartışmaların etkisiyle organizasyona bir süre için ara verildi.


Tiyatroya Engellemeler Türkiye’nin Ayıbı Olmaya Devam Ediyor

23/04/2010

Yılmaz Okumuş’un yazdığı Haldun Açıksözlü’nün sergilediği “Laz Marks” oyununa İdil ve Cizre’de salon tahsisi yapılmayarak engelleme yapıldığını öğrendik.

Tiyatro sanatına ülke çapında saldırı ve engellemeler sürüyor. Öyle ki, engellemeler yetmezmiş gibi, mahkemelerde sanat insanlarına sanat yapmama cezası dahi verilebiliyor.

Tiyatroya İkibinli yıllarda gerekçesi ne olursa olsun engelleme yapmak ülkemizin bir ayıbı olarak ortada duruyor.

Ülke yöneticileri!

Taşkışla Sahnesizzz!

12/04/2010

SAHNEMİZ YOKTU;
127 NUMARALI SALON İÇİN PROJE ÇİZDİK, DİLEKÇE VERDİK, TAKİP ETTİK, KONUŞTUK, TALEP ETTİK.

OLMADI!

DERDİMİZİ ANLATMAK İÇİN;
MASALARIN ÜSTÜNDE OYNADIK, PANKART AÇTIK, BİLDİRİ YAYINLADIK, TEKRAR KONUŞTUK, TEKRAR TALEP ETTİK.

OLMADI!

1. Antalya Çocuk ve Gençlik Festivali / 19-20-21 Mart 2010

26/03/2010

Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Ankara Buluşması’na katılan Antalya Bölge Tiyatrosu yönetmeni Hakan Güneri’yle çocuk tiyatrosu üzerine yaptığımız toplantıda bir araya geldik. Hakan Güneri’nin Antalya’da profesyonel olarak çocuk tiyatrosu yapan ve aynı zamanda büyüklere yönelik gösteriler de hazırlayan bir grubu bulunuyor. Güneri Ankara Buluşması'ndaki atmosferden etkilenerek Antalya'da da bir buluşma yapmayı düşündüğünü Türkiye Tiyatrolar Birliği'ne iletti.

Antalya’da Belediye’den tanıtım ve bir otelden konaklama desteği alan Güneri oradaki yöneticilerin de önerisiyle buluşmanın başlığını Ankara’dan Assitej ( Uluslar arası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği) ile de görüşerek, “1. Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” yapma kararı aldı. Buluşmanın içeriğinde çocuk ve büyüklere yönelik oyunlar, atölye çalışmaları ve iki toplantı vardı.



BAŞSAĞLIĞI MESAJI

22/03/2010

1991 yılından beri aylık tiyatro yayıncılığı alanında önemli bir boşluğu dolduran Tiyatro… Tiyatro… dergisi editörü Mustafa Demirkanlı’nın babasının vefat etmiş olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak kendisine ve tüm yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Türkiye Tiyatrolar Birliği

12 MART'TA "LAZ MARKS"LA DAYANIŞMAYA !

10/03/2010

Başbakan da dâhil devlet yetkilileri eleştiriye, yergi biçimini de alan eleştiriye alışmalıdır. Özellikle sıradan bir vatandaşın sahip olmadığı ayrıcalıklara sahip otoriteler karşısında, ne kadar sert olursa olsun eleştiri yapma hakkının kısıtlanması halkın söz söyleme hakkını da kısıtlamak anlamına gelecektir. "Laz Marks"ın içerdiği Başbakan yergisi gerekçe gösterilerek yargı konusu yapılmasına bu nedenle karşı çıkıyor ve 12 Mart'ta görülecek davada oyunun yaratıcıları tiyatrocu dostlarımızın yanında yer alacağımızı duyuruyoruz.


TTB'NİN AFYON ZİYARETİNİ MAGAZİNLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNE KARŞI AÇIKLAMA

05/03/2010

Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Afyon’da belediye tiyatrosunda yaşanan olumsuz gelişmeleri üzerine bilgilenmek ve ne yapılabileceğini tartışmaya açmak üzere gerçekleştirdiği ziyaret, çeşitli tiyatro forum ya da site ortamlarında magazin ve dedikodu düzeyinde, hatta onun da gerisinde “yorumların” konusu olmuştur. Afyonkarahisar Belediye Şehir Tiyatrosu’nun (AKBŞT) nasıl yapılandırıldığı, evrimi içinde nasıl bir iç kargaşaya sürüklendiği ve TTB’nin gerçekleştirdiği ziyaretin / yapılan görüşmelerin içeriği göz önüne alınmadan, ciddiyetten ve bilgiden yoksun yaklaşımlar üretilmektedir.


TEMİZ TİYATRO TEMİZ YAYINCILIK KAMPANYASINA İLİŞKİN BİR AÇIKLAMA

01/02/2010

Geçtiğimiz yıl Temiz Tiyatro ve Temiz Yayıncılık konulu, tiyatro yayınlarında küfür ve hakaretin normalleştirilmesini kınayan bir kampanya düzenlenmiş ve Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak bu kampanyaya aktif destek vermiştik. Kısa bir süre önce, onlarca kurum ve topluluğun destek verdiği bu kampanyanın belgelendiği sitenin adresi kullanılarak kişisel tekzip yazılarının muhataplarına yollandığını öğrendik. Mustafa Demirkanlı ve Ertuğrul Timur gibi yıllarını tiyatro yayıncılığına vermiş insanların kollektif bağlayıcılığı olan bir kampanyayı kişisel amaçlarla kullanmasını anlamak ve onaylamak mümkün değildir. Bu tavırları nedeniyle, kampanya iradesinin bileşenlerine dönük bir özür borçları vardır.


AFYON'DA ORTAK BİR AKLA GEREKSİNİM VAR!

23/02/2010

Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak son günlerde tiyatro alanındaki çeşitli gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Hatırlanacağı gibi bu gelişmelerden birisi de geçtiğimiz aylarda Afyon'da yaşanmıştı. Türkiye Tiyatrola Birliği, yaşanan olaylardan sonra bir bildiri yayınlamış, belediye tiyatrosunda yaşanan bazı gelişmeler hakkında fikir sahibi olmak için bir heyet oluşturarak Afyon'u ziyaret edeceğini açıklamıştı. Ancak bu ziyaret o dönemde etkili olan kötü hava şartları nedeniyle gerçekleştirilememişti.

Ertelenen bu ziyaret 12 Şubat 2010 Salı günü gerçekleştirildi. Aralarında Nedim Saban, Ömer Faruk Kurhan, Mehmet Esatoğlu, Orçun Masatçı ve Gözde Güldiken'in de bulunduğu bir heyet, Afyonlu tiyatro sanatçılarıyla yapılan ön görüşmelerin ardından Afyon'a gitti ve Afyon Belediyesi yetkilileri, Afyon Belediyesi Şehir Tiyatrosu gönüllü çalışanları, belediye tiyatrosunda profesyonel olarak görev yaparken işten çıkarılan sanatçılar ve eski belediye başkanı ile görüşmeler yaptı. Ardından bu görüşmelerin sonuçları TTB içerisinde değerlendirildi ve ulaşılan sonuçların kamuoyu ile paylaşılmasına karar verildi.


"YALA AMA YUTMA"YA SAHNELERİMİZİ AÇALIM!

11/02/2010

Vakit gazetesinin faşizan bir ayrımcılık örneği sergileyerek "Yala Ama Yutma" oyununu hedef göstermesi ve açıkça sansür talep etmesiyle başlayan süreç, Beyoğlu Belediyesi'nin oyunun oynanacağı Kumbaracı 50 mekanını "çeşitli prosedür eksikliklerini" gerekçe göstererek iptal etmesi ile yeni bir boyut kazandı. Ardından oyunu hazırlayan ekip can güvenliği nedeniyle oyunun oynanacağı salon açılsa bile gösterime süresiz ara verdiğini açıkladı.

Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak, sahne sanatları alanında geniş bir katılımla yürütülmesi gereken haklar ve özgürlükler mücadelesi perspektifini canlı tutmanın gereğine inanıyoruz. Sahne sanatları alanında temel hakları ve özgürlükleri bile görmezden gelen baskıcı ve yasakçı tavrı kabul etmiyor ve oyunun gösterimlerinin gerçekleşmesi için, altyapı olanaklarımızı seferber etmeye ve dayanışma etkinlikleri düzenlemeye, bu şekilde "Yala Ama Yutma" oyununa desteğimizi sunmaya hazır olduğumuzu bildiriyoruz.


TİYATROMA DOKUNMA!
VAKİT GAZETESİNİN "YALA AMA YUTMA" ADLI OYUNA YÖNELİK PROVOKATİF HABERİ KABUL EDİLEMEZ

05/02/2010

Vakit Gazetesi'nin 2 Şubat tarihli sayısında, henüz oynanmaya başlanmamış bir oyunun, Özen Yula'nın "Yala Ama Yutma" adlı oyununun sadece program dergisinde yer alan bir kaç satırlık bir açıklamadan yola çıkılarak belli bir kesimin inançlarına hakaret eden bir oyunmuş gibi sunulmasını kesinlikle art niyetli buluyor ve Türkiye'de kendisinden farklı olana tahammül edemeyen anti-demokratik, faşizan zihniyetin farklı bir tezahüründen ibaret olduğunu düşünüyoruz. Bu haberde adı "sanat eleştirmeni" ya da "tiyatrocu" olarak geçen, ama bir sanat yapıtının izlenmeden eleştirilemeyeceğini dahi bilmeyen kişilere de, yaptıkları değerlendirmelerin yaratacağı sonuçlardan sorumlu olduklarını ve doğabilecek istenmeyen girişimlerden mesul tutulacaklarını hatırlatıyoruz. Vakit Gazetesi'nin faşizan tavrına maruz kalan ekiple her türlü dayanışma ilişkisine açık ve ilk oyundan itibaren onlarla birlikte olmaya hazır olduğumuzu bildiriyoruz. Ve tiyatro faaliyetlerine dönük her türlü baskıcı, yasakçı, faşizan girişime "Tiyatroma Dokunma!" diyoruz.



Türkiye Tiyatrolar Birliği