Şairin dediği gibi her ölüm erken ölümdür. Bir süredir boğuştuğu hastalıklara rağmen yeni projeler üretmekten ve bunu gençlerle paylaşmaktan asla vazgeçmeyen Beklan Algan maalesef artık aramızda değil. Onun kaybıyla beraber Türkiye tiyatrosu en deneyselci uygulamacılarından ve en yaratıcı zihinlerinden birisini kaybetmiş oldu. Tiyatronun her daim yeniden tanımlanabileceğine, yeni açılımlar sağlayabileceğine ve toplumun en yaratıcı lokomotiflerinden birisi olabileceğine olan inancını asla kaybetmeden neredeyse yarım asır boyunca yazmaya, yönetmeye, üretmeye ve hepsinden önemlisi eğitmeye devam eden hocamıza rahmet, değerli ailesine ve tüm tiyatro camiasına başsağlığı diliyoruz. Işığı bol olsun.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ YÖNETİMİ’NİN ÖĞRENCİLERİN ORTAK SANAT ALANINI KAPATMA GİRİŞİMİNİ KINIYORUZ. ÖKM KAPATILAMAZ.
Türkiye; referandum telaşına Brecht’in “Evet Diyen. Hayır Diyen.” oyunu kıvamında bir kutuplaşmaya gidedursun, üniversite idareleri kulüp faaliyetlerine, “Hayır” diyerek, ket vurma çabasından vazgeçmemekte ve antidemokratik tutumun ürünü olan eylemlilikler sergilemektedir. Üniversite idarelerinin engellemelerinden özellikle sponsorsuz yürütülmeye çalışılan sanatsal faaliyetler de nasiplerini almaktadır.
1 MAYIS'TA ALANLARA!
(30 Nisan 2010)
1 Mayıs 2010’da, 32 yıl aradan sonra emeğin bayramı İstanbul Taksim Meydanı’nda kutlanıyor.
Kanlı bir provokasyonun eseri 1 Mayıs 1977 katliamı, hâlâ aydınlatılmayı bekliyor.
12 Eylül darbesinin resmileştirdiği emek düşmanlığına karşı verilen mücadele, 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kabul edilmesini ve emekçilerden çalınmış Taksim Meydanı’nın açılmasın sağladı. Bu kazanımlar tüm ülkeye kutlu olsun, kazanımlarımızı arttırmaya inatla devam diyoruz.
Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak Türkiye’nin neresinde olursak olalım alanlarda emeğin saflarındayız. Aramızda dolaşıma soktuğumuz mesajı buradan da yinelemek istiyoruz:
TÜRKİYE TİYATROLARI BİRLİĞİ 1 MAYISTA,
İŞÇİLERİN EMEKÇİLERİN, ÜLKEDE VE DÜNYADA SAVAŞA KARŞI BARIŞIN SAFLARINDA,
İNSANA VE DOĞAYA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN VE DÜŞMANLIĞIN KARŞISINDA OLACAK!
TÜM SANAT EMEKÇİLERİ 1 MAYIS’TA ALANLARA!
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN TİYATRO!
Türkiye Tiyatrolar Birliği
5 YIL BOYUNCA SANAT YAPMA YASAĞI GETİRİLEN SANATÇILARIN YANINDAYIZ
30/04/2010
9 Nisan 2010 tarihinde, Batman Kültür Sanat Festivali, Newroz kutlaması ve çeşitli basın açıklamalarında “def çalıp insanları coşturdukları” gerekçesiyle Bahar Kültür Merkezi, Müzik ve Tiyatro Grubu üyelerine sanat yapma yasağı getirildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 tiyatrocu ve müzisyene 10’ar ay hapis cezası vermekle kalmadı, bu sanatçıların 5 yıl boyunca herhangi bir sosyal ve sanatsal etkinliğe katılmalarını da yasakladı.
9 Nisan 2010 tarihinde, Batman Kültür Sanat Festivali, Newroz kutlaması ve çeşitli basın açıklamalarında “def çalıp insanları coşturdukları” gerekçesiyle Bahar Kültür Merkezi, Müzik ve Tiyatro Grubu üyelerine sanat yapma yasağı getirildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 tiyatrocu ve müzisyene 10’ar ay hapis cezası vermekle kalmadı, bu sanatçıların 5 yıl boyunca herhangi bir sosyal ve sanatsal etkinliğe katılmalarını da yasakladı.
Böylece sanat yapma olanaklarının altyapı imkânları daraltılarak kısıtlanmasından, oyunların yasaklanmasına kadar varan baskı örneklerine Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi absürdizmin sınırlarını zorlayarak bir yenisini daha ekledi.
TTB İstanbul Üyeleri Tarafından Organize Edilen İATG 2010 Başlıyor!
İATG ilk kez Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) tarafından 1985 yılında gerçekleştirildi. 1985–1987 yılları arasında BÜO tarafından düzenlenen bir üniversite şenliği olarak pek çok tiyatro topluluğunu bir araya getirmeye devam etti, 12 Eylül döneminin tiyatro sanatı üzerindeki baskısının aşılmasında ve ülke tiyatrosunun yeniden filizlenmesinde çok önemli bir işleve sahip oldu.
Sonrasında şenliği topluluklararası bir organizasyona evriltme zamanı geldiği, aksi takdirde sıradanlaşacağı ve alternatif olma özelliğini kaybedeceği yolundaki tartışmaların etkisiyle organizasyona bir süre için ara verildi.
Sonrasında şenliği topluluklararası bir organizasyona evriltme zamanı geldiği, aksi takdirde sıradanlaşacağı ve alternatif olma özelliğini kaybedeceği yolundaki tartışmaların etkisiyle organizasyona bir süre için ara verildi.
Tiyatroya Engellemeler Türkiye’nin Ayıbı Olmaya Devam Ediyor
23/04/2010
Yılmaz Okumuş’un yazdığı Haldun Açıksözlü’nün sergilediği “Laz Marks” oyununa İdil ve Cizre’de salon tahsisi yapılmayarak engelleme yapıldığını öğrendik.
Tiyatro sanatına ülke çapında saldırı ve engellemeler sürüyor. Öyle ki, engellemeler yetmezmiş gibi, mahkemelerde sanat insanlarına sanat yapmama cezası dahi verilebiliyor.
Tiyatroya İkibinli yıllarda gerekçesi ne olursa olsun engelleme yapmak ülkemizin bir ayıbı olarak ortada duruyor.
Ülke yöneticileri!
Taşkışla Sahnesizzz!
127 NUMARALI SALON İÇİN PROJE ÇİZDİK, DİLEKÇE VERDİK, TAKİP ETTİK, KONUŞTUK, TALEP ETTİK.
OLMADI!
DERDİMİZİ ANLATMAK İÇİN;
MASALARIN ÜSTÜNDE OYNADIK, PANKART AÇTIK, BİLDİRİ YAYINLADIK, TEKRAR KONUŞTUK, TEKRAR TALEP ETTİK.
OLMADI!
1. Antalya Çocuk ve Gençlik Festivali / 19-20-21 Mart 2010
26/03/2010
Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Ankara Buluşması’na katılan Antalya Bölge Tiyatrosu yönetmeni Hakan Güneri’yle çocuk tiyatrosu üzerine yaptığımız toplantıda bir araya geldik. Hakan Güneri’nin Antalya’da profesyonel olarak çocuk tiyatrosu yapan ve aynı zamanda büyüklere yönelik gösteriler de hazırlayan bir grubu bulunuyor. Güneri Ankara Buluşması'ndaki atmosferden etkilenerek Antalya'da da bir buluşma yapmayı düşündüğünü Türkiye Tiyatrolar Birliği'ne iletti.
Antalya’da Belediye’den tanıtım ve bir otelden konaklama desteği alan Güneri oradaki yöneticilerin de önerisiyle buluşmanın başlığını Ankara’dan Assitej ( Uluslar arası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği) ile de görüşerek, “1. Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” yapma kararı aldı. Buluşmanın içeriğinde çocuk ve büyüklere yönelik oyunlar, atölye çalışmaları ve iki toplantı vardı.
Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Ankara Buluşması’na katılan Antalya Bölge Tiyatrosu yönetmeni Hakan Güneri’yle çocuk tiyatrosu üzerine yaptığımız toplantıda bir araya geldik. Hakan Güneri’nin Antalya’da profesyonel olarak çocuk tiyatrosu yapan ve aynı zamanda büyüklere yönelik gösteriler de hazırlayan bir grubu bulunuyor. Güneri Ankara Buluşması'ndaki atmosferden etkilenerek Antalya'da da bir buluşma yapmayı düşündüğünü Türkiye Tiyatrolar Birliği'ne iletti.
Antalya’da Belediye’den tanıtım ve bir otelden konaklama desteği alan Güneri oradaki yöneticilerin de önerisiyle buluşmanın başlığını Ankara’dan Assitej ( Uluslar arası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği) ile de görüşerek, “1. Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” yapma kararı aldı. Buluşmanın içeriğinde çocuk ve büyüklere yönelik oyunlar, atölye çalışmaları ve iki toplantı vardı.
BAŞSAĞLIĞI MESAJI
22/03/2010
1991 yılından beri aylık tiyatro yayıncılığı alanında önemli bir boşluğu dolduran Tiyatro… Tiyatro… dergisi editörü Mustafa Demirkanlı’nın babasının vefat etmiş olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak kendisine ve tüm yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Türkiye Tiyatrolar Birliği
12 MART'TA "LAZ MARKS"LA DAYANIŞMAYA !
10/03/2010
Başbakan da dâhil devlet yetkilileri eleştiriye, yergi biçimini de alan eleştiriye alışmalıdır. Özellikle sıradan bir vatandaşın sahip olmadığı ayrıcalıklara sahip otoriteler karşısında, ne kadar sert olursa olsun eleştiri yapma hakkının kısıtlanması halkın söz söyleme hakkını da kısıtlamak anlamına gelecektir. "Laz Marks"ın içerdiği Başbakan yergisi gerekçe gösterilerek yargı konusu yapılmasına bu nedenle karşı çıkıyor ve 12 Mart'ta görülecek davada oyunun yaratıcıları tiyatrocu dostlarımızın yanında yer alacağımızı duyuruyoruz.
Başbakan da dâhil devlet yetkilileri eleştiriye, yergi biçimini de alan eleştiriye alışmalıdır. Özellikle sıradan bir vatandaşın sahip olmadığı ayrıcalıklara sahip otoriteler karşısında, ne kadar sert olursa olsun eleştiri yapma hakkının kısıtlanması halkın söz söyleme hakkını da kısıtlamak anlamına gelecektir. "Laz Marks"ın içerdiği Başbakan yergisi gerekçe gösterilerek yargı konusu yapılmasına bu nedenle karşı çıkıyor ve 12 Mart'ta görülecek davada oyunun yaratıcıları tiyatrocu dostlarımızın yanında yer alacağımızı duyuruyoruz.
TTB'NİN AFYON ZİYARETİNİ MAGAZİNLEŞTİRME GİRİŞİMLERİNE KARŞI AÇIKLAMA
05/03/2010
Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Afyon’da belediye tiyatrosunda yaşanan olumsuz gelişmeleri üzerine bilgilenmek ve ne yapılabileceğini tartışmaya açmak üzere gerçekleştirdiği ziyaret, çeşitli tiyatro forum ya da site ortamlarında magazin ve dedikodu düzeyinde, hatta onun da gerisinde “yorumların” konusu olmuştur. Afyonkarahisar Belediye Şehir Tiyatrosu’nun (AKBŞT) nasıl yapılandırıldığı, evrimi içinde nasıl bir iç kargaşaya sürüklendiği ve TTB’nin gerçekleştirdiği ziyaretin / yapılan görüşmelerin içeriği göz önüne alınmadan, ciddiyetten ve bilgiden yoksun yaklaşımlar üretilmektedir.
Türkiye Tiyatrolar Birliği’nin Afyon’da belediye tiyatrosunda yaşanan olumsuz gelişmeleri üzerine bilgilenmek ve ne yapılabileceğini tartışmaya açmak üzere gerçekleştirdiği ziyaret, çeşitli tiyatro forum ya da site ortamlarında magazin ve dedikodu düzeyinde, hatta onun da gerisinde “yorumların” konusu olmuştur. Afyonkarahisar Belediye Şehir Tiyatrosu’nun (AKBŞT) nasıl yapılandırıldığı, evrimi içinde nasıl bir iç kargaşaya sürüklendiği ve TTB’nin gerçekleştirdiği ziyaretin / yapılan görüşmelerin içeriği göz önüne alınmadan, ciddiyetten ve bilgiden yoksun yaklaşımlar üretilmektedir.
TEMİZ TİYATRO TEMİZ YAYINCILIK KAMPANYASINA İLİŞKİN BİR AÇIKLAMA
01/02/2010
Geçtiğimiz yıl Temiz Tiyatro ve Temiz Yayıncılık konulu, tiyatro yayınlarında küfür ve hakaretin normalleştirilmesini kınayan bir kampanya düzenlenmiş ve Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak bu kampanyaya aktif destek vermiştik. Kısa bir süre önce, onlarca kurum ve topluluğun destek verdiği bu kampanyanın belgelendiği sitenin adresi kullanılarak kişisel tekzip yazılarının muhataplarına yollandığını öğrendik. Mustafa Demirkanlı ve Ertuğrul Timur gibi yıllarını tiyatro yayıncılığına vermiş insanların kollektif bağlayıcılığı olan bir kampanyayı kişisel amaçlarla kullanmasını anlamak ve onaylamak mümkün değildir. Bu tavırları nedeniyle, kampanya iradesinin bileşenlerine dönük bir özür borçları vardır.
Geçtiğimiz yıl Temiz Tiyatro ve Temiz Yayıncılık konulu, tiyatro yayınlarında küfür ve hakaretin normalleştirilmesini kınayan bir kampanya düzenlenmiş ve Türkiye Tiyatrolar Birliği olarak bu kampanyaya aktif destek vermiştik. Kısa bir süre önce, onlarca kurum ve topluluğun destek verdiği bu kampanyanın belgelendiği sitenin adresi kullanılarak kişisel tekzip yazılarının muhataplarına yollandığını öğrendik. Mustafa Demirkanlı ve Ertuğrul Timur gibi yıllarını tiyatro yayıncılığına vermiş insanların kollektif bağlayıcılığı olan bir kampanyayı kişisel amaçlarla kullanmasını anlamak ve onaylamak mümkün değildir. Bu tavırları nedeniyle, kampanya iradesinin bileşenlerine dönük bir özür borçları vardır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








